Ana Sayfa  |  S.S.S  | Site Haritası  |  Üye Girişi



FOTOĞRAFLARLA ARTI


Çalışmalarımız, ortamımız, çocuklarımız, eğitimlerimiz, seminerlerimiz, ailelerimiz, ekibimiz, gezilerimiz, pikniklerimiz, sinema ve tiyatro faaliyetlerimize resimlerle yolculuk…

BASINDA ARTI
Sabah Gazetesi ( 23 Ekim 2000)  

Engelli çocukların dünyalarına ulaşmak, onları anlamak; eğitimde çağdaşlığın, toplumda gelişmişliğin, insanda duyarlılığın bir ölçüsüdür. 
ETKİNLİKLERİMİZ VE DUYURULAR
Gözlerin Ardındaki Çocuk

Bir toplumsal duyarlılık eğitimi oyunu “gözlerin ardındaki çocuk”.  Sanatın gücünün, sanatçı duyarlılığının çok özel örneklerinden biri. Duyduğumuz; ama ne olduğunu tam bilmediğimiz, gördüğümüz; ama tam anlamadığımız, ilgiliymiş gibi olup paylaşamadığımız bir yaşam çemberinden geçiyoruz. Farklı olanların yaşamının içinden geçiriyor oyun izleyeni. 

MAKALELER
Karneler ve Okul başarısı

Öğretmenleri ve anne babalar tarafından “zeki ancak başarılı değil” şeklinde tanımlanan özel öğrenme güçlüğü ya da dikkat eksikliği hiperaktivite sorunu olan çocukların karne dönemleri hem çocuk hem de aileler için kaygı uyandıran ...
SEMPOZYUMLARIMIZ
Bilimsellik Etiklik ve Başarı

5.sini gerçekleştirmiş olduğumuz Etkileşimli Aile Eğitimi Seminer ve Sempozyumlarımızla alana yepyeni bir bakış açısı getirdik. Öğrenme,gelişme ve paylaşmayı kurumsal, bilimsel  ve sosyal sorumlulukla bütünleştirdik. Programlarımıza binlerce kişilik katılımın haklı gururunu yaşıyoruz.
ÇALIŞMA ORTAMIMIZ

Etkili, yararlı, iş ve meslek etikleri çerçevesinde sağlanacak özel eğitim hizmetlerinin bilimselliği ve kalitesi, çalışma ortamının düzeyine ve solunabilirliğine bağlıdır.

TOPLUMSAL DUYARLILIK PROJ.


"Evrensel değerlerle bütünleşmiş çağdaş bir toplumda, kamu bilincinin değer ve hizmet anlayışı; farklı özelliklerdeki bireylerin hayata tam katılımını engellemez" M.Ateş

Basında Artı
İlk Günler İlk Heyecanlar

Aileler, çocuklarını sadece okuma-yazmayı öğrensinler ve iyi notlar alsınlar beklentisine saplanarak, çocuğun diğer özellik ve ihtiyaçlarını göz ardı etmemelidirler.

İlkokula başlayan çocuklarla birlikte, aileleri de çok tatlı bir heyecan sarar. Hepimizin yaşantısında ilkokula başladığımız zamanlar belleklerimizdeki yerini korur.
Bu ilk yaşantılar, çoğu çocuğun bütün bir öğrencilik hayatını etkileyebilir. O nedenle ailelerin, çocuğu ilkokula başlamaya ve ilk aylardaki uyum sürecine hazırlamaları kadar, okulların “nasıl bir öğrenci?” sorusunun cevaplarına hazırlıklı olmaları da çok önemlidir. Esasında etkili bir okul-aile işbirliğinin temelleri çocuk okula başlamadan önce oluşturulmalıdır. Okul öncesi eğitimi alan veya anasınıfından ilkokula başlayan çocuklar bu yönüyle de diğer akranlarına göre daha şanslıdırlar. Çünkü hem çocuk her açıdan okula daha hazırdır, hem de okul-aile işbirliği ilişkileri konusunda karşılıklı bir deneyime sahiptirler. Yine de ilkokula başlama ve ilk aylarda çocuğun birey olarak algılanıp tanınmasına, okulun da, ailenin de buna hazırlanmasına ihtiyaç vardır.

Çocuk, artık yeni bir sosyal kimlikle okula başlar, artık sadece çocuk değil, öğrencidir. Ortalama 15 ile 18 yıl bu kimlikle yaşayacak, bu kimlikle kişilik kazanacak, meslek sahibi olacak, olgunlaşacaktır. Bu eğitim yaşantısı ne kadar sağlıklı olursa, hayatı o kadar kolay göğüsleyebilecek, başarılı, mutlu ve verimli olabilecektir. Aileler ve okullar, başarı kavramını, mutluluk kavramından ayrı düşünmemelidirler. Bireyin gerçek başarısı, psiko-sosyal açıdan da bireye doygunluk sağlar. Bu açıdan bakıldığında başarı kavramını yeniden tanımlamakta, çok büyük fayda vardır. Gerçek başarı, mutluluk getirendir, şeklinde ifade etmek yanlış sayılmaz. Başarıyı böyle tanımlamak, aileye de, okula da, çocuğu (öğrenciyi) bütün boyutlarıyla görme, kişilik gelişimini sürüden ayrı bir birey olarak anlama ve yaklaşım olanaklarını sunar.

7 yaşından gün alan her çocuk, okula hazır demek değildir. Çocukların okula hazır oluşları ve uyum süreçleri, birbirinden ayrılan farklılıklar gösterir. Bizim ülkemizde okula başlama takvim yaşı 68 ile 72. ayın bitimindedir ve ilk ön okul koşuldur. Ancak takvim yaşı uygunluğu, çocuğun okula başlamaya hazır oluşluğu için tek başına yeterli bir ölçüt değildir. Çocuk, zihinsel yeterlilikleri, kavramlarla işlemler yapabile gücü, kendini kısmen tanıma ve kimlik bilgileri, özbakım becerilerini kazanmış olması (giyinme, beslenme ihtiyaçlarını bilme, yardım alma, yeni bir çevre ve yaşantıya hazır olma, okul ve beslenme çantalarını hazırlayabilme… vb.), sosyal ve duygusal hazır oluşluğu, okula uyumu, başarı ve yeni yaşantısında belirleyici etkiler yapar. Tüm bunları doğru-etkili yapabilmek aileye, okula ve işbirliği becerilerine bağlıdır.

Mutlu, başarılı bir okul hayatı için etkili bir okul-aile işbirliği şarttır. Bu işbirliği süreci, okul öncesinden başlayan ve üniversite yıllarını da içine alan bir zamandır. Yani süreklidir. Çeşit ve içerikleri her okul ve dönem için farklı olabilir ve programdan, kültürel-sanatsal etkinliklere kadar geniş bir yelpazede düşünülmelidir.
Okullar, ilkokula başlayan her öğrenciye Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleriyle ulaşmalı, çocuğu kişilik gelişimini sürdüren ayrı bir birey olarak tanımalı, okulu bir bütün olarak tanıtmalı, tuvaletinden yemekhanesine, önemli gün ve kutlamalara, sosyal-kültürel etkinlik ve programlara kadar hem çocuk, hem ailenin kafasında duygusal kavrama ve değerlerle örülmüş şemasını ilk aylarda oluşturmalıdır.

Mesleklerine, bilgi, beceri ve donanımlarına göre; ailelerden (bir ressam, bir müzisyen, sporcu, hekim, mühendis, araştırmacı, gazeteci, berber, terzi, şoför, asker, polis, tiyatrocu… vb.) pek çok meslek dalından aileyi, uzmanı, sınıfa bizzat davet ederek dersler işlenebilir; öğrenmeye renk ve çeşit katılabileceği gibi, okulun önemli gün kutlamaları ve kültürel-sanatsal aktivitelerinde katılımcı ve etkin yerler verebilirler.

Aileler çocukları sadece okuma-yazmayı öğrensinler ve iyi notlar beklentisine saplanarak, çocuğun diğer özellik ve ihtiyaçlarını göz ardı etmemelidirler. Vakti zamanında kendilerini yaşayamadığı veya olamadıkları meslekleri çocukları olsun diye çabalamak, hala, sık karşılaşılan bir sorundur. Bazen bu tutu, çocuğun suiistimaline kadar varabilmektedir. Çocuğun üzerinden kendini gerçekleştirme eğilimi, ne yazık ki hala yaygındır.

Aileler, okula çocuklarının gözüyle bakabilmelidir. Çocuğu anlamak o zaman mümkündür. Okul ve diğer çocuklar, okula yeni başlayan çocuğun yeni dünyasıdır. Dolayısıyla sadece kendi çocuğunuzla değil, diğer çocuklarla da ilgilenmek, onların sorunlarına ilgilerine duyarlı olmak, kendi çocuğunuzun yeni çevresiyle birlikte bütün olarak onu anlamak aslında kendi çocuğunuzu anlamak demektir.

Son birkaç uyarı notuyla bu yazıyı noktalayalım: Solaklık eğilimi gösteren çocukları zorlamayın. Bu bir hastalık veya problem değildir; zorlanırsa sorun olur.
Okuma-yazmayı her çocuk aynı zamanda ve aynı şekilde öğrenmeyebilir. Onlara fırsat ve zaman tanıyın. Belki elinde olmayan bir güçlüğü veya farklılığı vardır.

Okulunuzun PDR servisi ile ilişkiye geçin veya bir uzmana yönelin. Unutmayın asıl olan okulu, okumayı ve öğrenmeyi sevmektir. Böyle bir temel bazen birkaç ayda oluşturulamayabilir.

Çocukları öğretmenine karşı duyduğu sevgiyle ve ilişkisiyle tehdit etmeyin. (Ödevini yapmazsan, seni öğretmenine söyleyeceğim… vb.) Pek çok öğrencinin ilk çocukluk aşkı ilkokul öğretmenleridir. Ve bunun cinsiyet benzerlik veya farklılığıyla bir alakası yoktur. Öğretmenler bunu bilirler. Çocukluğunuzu hatırlamaya çalışın. Siz de bu duygunuzu hatırlayacaksınız.

Herkese, bulaşıcı mutlulular getiren başarılar diliyorum.
 

Haberin Küpürü İçin Tıklayın! - Ekim 2003 - Gazete Ankara - Mustafa Ateş
Ana Sayfa | Hizmetlerimiz | Kimler İçin | Programlarımız | Farklılıklarımız | Başarı Örneklerimiz | Hakkımızda | Bilimsel | KSS - TDP | Basın Odası | İletişim

© 2009 - Artı Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. - Kullanım Şartları

Bu site içeriğindeki tüm materyaller, yazı, makale, görüntü, döküman, fotoğraf, resim, ses, işaret veya sair fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, Artı Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.’'nin yazılı izni olmadıkça kullanılamaz.


E-posta listemize üye olun, sitemizle ilgili
değişikliklerden haberdar olun!...
ekle